Tarihçe

İstanbul´un bilinen en eski su Roma dönemindeki su tesisleri ile ilgilitesisleri Roma İmparatorluğu dönemine denk gelmektedir. Sahip oldukları şehirlerde su tesislerine büyük önem veren Romalılar, İstanbul´da da geniş bir su şebekesi kurmuşlar; kendilerinden önceki uygarlıklarda olduğu gibi şehre anıtsallık ve hareket kazandıran çok katlı, sütunlu ve heykellerle süslü hamamlara ve evlere, saraylara su götüren yapılar inşa etmişlerdir. günümüze kadar yapılan çalışmalar ve araştırmalar İstanbul´un bilinen ilk suyollarının 4 grupta toplandığını göstermektedir.

 

İmparator Hadrian (117-138) döneminde inşa edilen, şehrin batısından Sultanahmet Meydanı çevresine ulaşan suyolu, İstanbul´un bilinen ilk suyoludur. II. Theodosius (408-50) döneminde bu suyoluna ek yapılmıştır.

 

Şehrin ikinci büyük suyolu İmparator Konstantin (324-337) döneminde inşa edilen ve Istranca Dağları´ndan şehre ulaşan suyoludur. Kaynaklarda Romalılar tarafından inşa edilen en uzun suyolu olarak anılan 242 km. uzunluğundaki bu suyolu, Vize´nin 6 km. kadar batısından gelerek Edirnekapı´nın güneyinden şehre girmektedir. Akçapınar’ın kaynağının da içinde bulunduğu Gümüşpınar köyü yakınlarında halen ayakta bulunan bu suyoluna ait (Kurşun Germe ve Ballı Germe) su kemerleri ile su şehre getirilmiş ve kullanılmıştır. Günümüzde de İstanbul’un su ihtiyacının büyük bölümü Çatalca bölgesinden sağlanmaktadır.

 

İstanbul´un üçüncü önemli suyolu İmparator Valens döneminde yapılmıştır. Bu suyolu, günümüzde Şehzadebaşı´nda büyük kısmı ayakta olan kemerin (Bozdoğan Kemeri) üzerinden geçirilerek 373 yılında şehrin su ihtiyacını karşılamıştır. İmparator Justinianus (527-65) ve V. Konstantinus dönemlerinde yenilenen, genişletilen Valens Suyolu; sarayları, Ahilleus Hamamı´nı ve Yerebatan Sarnıcı´nı besliyordu.

 

Belgrad Ormanı´ndan şehrin kuzeybatısına uzanan, I. Theodosius tarafından inşa edildiği sanılan suyolu, İstanbul´un dördüncü büyük suyoludur.